İngiltere’de yapılan araştırma, sadece beş dakikalık bir eğitimle yapay zekalı sahte yüzleri ayırt etme becerisinin artabildiğini gösteriyor.
Yapay zeka ile üretilen yüz görselleri hızla gelişerek sıklıkla gerçek insan yüzlerine çok benzeyen görüntüler oluşturuyor. Bu durum tespit edilmelerini zorlaştırıyor.
Çalışmada, daha önce yüzleri tanıma ve karşılaştırmada yüksek başarı gösteren “süper tanıyıcılar” ile ortalama yetenekli kişiler dahil olmak üzere toplam 664 gönüllü değerlendirildi. Her iki grubun da yapay zeka tarafından üretilmiş yüzleri ayırt etmekte zorluk yaşadığı, ancak süper tanıyıcıların genel olarak daha başarılı olduğu görüldü.
Testten önce yalnızca beş dakikalık eğitim alan katılımcılarda belirgin bir iyileşme tespit edildi. Eğitim, hem ortalama yetenekteki kişilerin hem de süper tanıyıcıların performansını yükseltti.
Eğitim almayan grupta süper tanıyıcılar sahte yüzleri yüzde 41 doğrulukla tespit ederken, ortalama katılımcıların doğruluğu yüzde 31 oldu. Beş dakikalık eğitim sonrası ortalama katılımcıların doğruluğu yüzde 51’e, süper tanıyıcıların başarısı ise yüzde 64’e yükseldi.
Eğitim sırasında katılımcılara yapay zeka üretimi yüzlerde sık görülen ipuçları öğretildi; bunlar arasında eksik dişler ile saç ve cilt kenarlarında ortaya çıkan garip bulanıklıklar yer aldı.
Çalışma, yüz üretiminde genellikle “üretici çekişmeli ağlar” (GAN) adı verilen sistemlerin kullanıldığını belirtiyor. Bu yöntemde bir algoritma yüz üretirken diğeri üretilenin gerçekliğini değerlendirerek sürekli geri bildirim sağlıyor ve böylece çok gerçekçi görüntüler ortaya çıkıyor.
Araştırmacılar, bu tür görsellerin sahte flört profillerinden kimlik hırsızlığına kadar çeşitli kötü amaçlarla kullanılabileceğini ve kısa, uygulanabilir eğitimlerin daha fazla kişiyi bu aldatmacalara karşı bilinçlendirebileceğini söylüyor. Leeds Üniversitesi’nden Eilidh Noyes, yapay zeka görüntülerinin tespitinin güvenlik açısından önemini vurguladı. Reading Üniversitesi’nden Katie Gray ise eğitimin kısa ve uygulanmasının kolay olduğunu, süper tanıyıcıların doğal yeteneğiyle birleştirildiğinde çevrimiçi kimlik doğrulama gibi sorunlara katkı sağlayabileceğini belirtti.
Araştırma, hakemli dergi Royal Society Open Science’ta yayımlandı.

