Yeni bir bilimsel çalışmaya göre, uzaylılarla ilk temas büyük olasılıkla ‘çok gürültülü’ olacak.
Columbia Üniversitesi’nden astrofizikçi David Kipping, yakında Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanacak çalışmasında bu görüşü dile getiriyor.
Kipping’in “Eschatian Hipotezi” astronomideki gözlemsel yanlılıklara dayanıyor. Bilimde genellikle en parlak ve en dikkat çekici örnekleri önce keşfettiğimiz belirtiliyor.
Buna ötegezegen keşifleri örnek gösteriliyor: ilk bulunan gezegenler pulsarların çevresinde tespit edilmişti çünkü bu sinyaller çok hassas ölçülebiliyordu.
Kipping’e göre aynı mantık uzaylı uygarlıklar için de geçerli olabilir; ilk fark edeceğimiz uygarlıklar en güçlü ve en sıra dışı sinyalleri yayanlar olabilir.
Bu ‘gürültülü’ sinyallerin kaynağı istikrarsız ya da çöküşte olan uygarlıklar olabilir; tıpkı süpernovaların yıldız ölümü sırasında parlaklık yayması örneğinde olduğu gibi bir çöküş güçlü izler bırakabilir.
Kipping, insanlığın artan karbon salımı ve kimyasal kirliliğinin bile uzaydan “yüksek sesli” bir teknolojik imza olarak algılanabileceğini söylüyor.
Ayrıca bazı durumlarda bu sinyaller bilinçli bir yardım çağrısı da olabilir; Kipping 1977’de tespit edilen “Wow! Sinyali” örneğini böyle bir ihtimal olarak gündeme getiriyor.
Hipotez, uzayda yaşam arama yöntemlerini de etkiliyor: dar tanımlı sinyaller aramak yerine gökyüzünü sürekli izleyen ve geçici anomalileri tespit eden geniş alanlı gözlemler daha umut verici sayılıyor.
Vera Rubin Gözlemevi ve Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması gibi tesisler, gökyüzünü sürekli tarayarak bu tür kısa süreli, parlak anomalileri yakalamaya çalışıyor.
Bilim insanlarına göre ilk karşılaşma devasa uzay gemileriyle ya da yüz yüze temasla değil, evrenden gelen güçlü, alışılmadık ve tek seferlik bir anomali şeklinde olabilir.
